HASRETİN SON SAYFALARINDAN…
Kumru’m,
Senden sensiz olmaktan, sensizlikten çok çaresizim. Ne olur beni sensiz bırakma… Yapma, ne olur yapma. Sensizliğin her günü içimde kocaman bir boşluk açıyor; sesini duymadan, yanımda olduğunu bilmeden nasıl dayanacağımı bilmiyorum.
Seni öyle çok özledim ki bazen bütün orman susuyor, ben yalnızca sana sesleniyorum. Dön artık, Kumru’m. Şu dalın ucunda sana ayırdığım yer hâlâ sıcak; sana sakladığım çiçek hâlâ burada. Bir kez daha kanat sesini duyayım, bir kez daha gözlerine bakayım.
Ne olur beni sensiz bırakma. Sana kızmıyorum, senden vazgeçmiyorum; yalnızca bu hasretin içinde çok yoruldum. Gel de korkum dinsin, gel de şu bekleyiş bitsin. Seni görünce belki ağlarım, belki hiçbir şey söyleyemem… Yeter ki yanımda ol.
Yapma, yapma… Sensiz olmaya gücüm yetmiyor. Ama hâlâ seni bekliyorum; her sabah, her dal kıpırtısında, her uzak kanat sesinde. Ne olur dön. Seni çok seviyorum.
Sensizliğe dayanamayan,
Sincap






